Yanlış Yoldan Gidenler… Özel

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)
Önüne bakmayanlar, önünü göremeyenler uzağı nasıl görebilir ki?

Biz ki sürekli başkalarının kurtuluşu için savaş veriyor, kendi savaşımızı unutuvermişiz!

Sürekli Türkiye Cumhuriyeti ile uğraşıp, gerçek Vatanımızı Makedonya Cumhuriyeti’ni unutmuşuz!

Asıl ve gerçek davamız olanı bir kenara itmiş, yolunu kaybeden arılar gibi birbirimize üzüşüp suyu bulandırmaktayız. Önümüzde olan tabağı itip hayal ettiğimiz tabağa doğru koşmaktan yorulmadık.

Gerçekleri görmeden yada görmezden gelip neyin savaşını verdiğimizi bile bilemez olduk.

Halbuki bizler nekadar özel olduğumuzu, eskiden de, şimdi de, kim olduğumuzu unutmuş olduk. Biz ki Büyük İskender’in, Romalılar’ın, Bizanslılar’ın, Hunlar’ın, Avarlar’ın, Peçenekler’in, Kumanlar’ın, Osmanlılar’ın, modern Avrupa’nın torunları, nedenli değerli, nedenli kaliteli, nedenli özgeçmişimizin olduğunu unutmuş, yolumuzun nereden başlayıp, nereye varacağını bilemez olduk. Bizler ki, sadece Allah huzurunda düğme bağlayan, İnsan’a, İnsan gibi yaklaşan, üstünlüğün sadece takvada olduğunu bilen. Ne oldu ki bize, kendimizi unutur olduk, başkasının yolundan yürüyüp kendi yolumuzu kaybetmiş olduk. Evet sevgili dostlar, kendi ayaklarımızla yürümediğimiz yoldan, nereye varacağımızı da bilemez olduk.

Zaman geri dönme zamanıdır, öze dönme zamanıdır, vatanımzın Makedonya Cumhuriyeti’nin kurtuluşu için çaba sarfetme zamanıdır. Kim olduğumuzu, niye var olduğumuzu, yolumuzun nereye varacağını gösterme zamanıdır. Biz,biz olalım, Türkiye Cumhuriyeti’ni kendi vatandaşlarına bırakalım, biz ise kendi vatanımızda Makedonya Cumhuriyeti’nde davamızı sürdürüp bizim her zaman buralarda olup hala var olduğumuzu ve sonsuza dek buraların bizim de olduğunu gösterme zamanıdır. Gerçek yoldan yürüme zamanı gelmiştir. Bu zaman geçmeden, büyük bir tarihi, büyük bir Millet’i yanlış yoldan yürütüp, uçuruma sürüklemeden, kollarımızı sıvayıp, el ele verip, doğru sonuca varmamıza durmadan ilerlememiz lazım. Bizim kurtuluşumuz sadece bizdedir. Biz, biz olalım, bir olalım, iri olalım, diri olalım, doğru olalım, yeniden parlayan ışıklı günleri görebilmemizin nedeni olalım.

Sürekli demagoji, sürekli karalama, sürekli iftira, sürekli aşağılama... Sizler (Bizler) nereye kadar böyle devam edeceğiz, nereye kadar birbirimizi yerden yere vuracağız, nereye kadar parçalanacağız... Zamanı geldi (1993) din kisvesi altında bürünüp, oylarımızı kendimize değil de ona buna (Arnavut siyasi partilere) dağıttık, zamanı geldi (2001) kendi Bayrağımız olmadığı için söz sahipliğimizi yitirdik, zamanı geldi (2010-2016) duruşumuzu, beraberliğimizi, gücümüzü sergileyemedik. Sürekli Dernek (STK) olduk ama Pazara (Millete) bir türlü varamadık, ulaşamadık, sürekli nekadar büyük olduğumuzu vurguladık ama (Türkiye Cumhuriyeti’nde) bir Arnavut lobisi kadar olamadık, hatta Slav Makedonu lobisi kadar bile olamadık. Sürekli gezi düzenledik, sürekli fotoğraf çektirdik ama bir türlü eğitim girişiminde veya isteğinde bulunamadık, bulunmadık. Sürekli onlar suçlu, sürekli bunlar suçlu, bir gün bile olsun sinemize çekilip kendimizin suçunu bırakın aramayı, kabullenmeyi bile istemedik.

Biz buyuz arkadaş. İstesek de istemesek de gerçekleri silemeyiz.

Sürekli kan kaybediyoruz, sürekli eriyoruz, sürekli hiçbirşey olmamış gibi davranıyoruz, hatta bu uykudan uyanmak bile istemiyoruz. Sizler (Bizler) eğitimde nekadar başarılı olduğumuzu bahseder iken, hala Türk dilini doğru dürüst telaffüz edemez olduk, Siyaset’te nekadar başarılı olduğumuzu anlatırken (Paramparça olup) hala birilerinin, ağzımıza koyduğu gemden ötürü ne isteyeceğimizi bile bilemez olduk. Bizim olanı ne aramayı, ne de bulmayı bilmez olduk. Strateji yoksunu, vizyon fakiri, misyon yetimi gibi, sonuca gelemez olduk.

Sizler (Bizler) kimiz arkadaş?

Bu soruyu sorma zamanı geldi ve geçmek üzere!

Gerçekleri görme zamanı geldi ve geçmek üzere, gerçek ihtiyaçlarımızın ne olduğunu araştırıp dile getirmek zamanı, birleşip güçlü olma zamanı geldi ve geçmek üzere, susma zamanı geçti, konuşmak zamanı çattı geldi arkadaş. Bu zamanı da boşa harcamayalım, yoksa bizi harcarlar, harcanıp yok oluruz arkadaş. Yok olmaktansa, kendimi bulmayı yeğlerim arkadaş.

Uluslararası İlişkiler mezunu:

Vakkass (SHTİN) Ştin
Okunma 700 defa

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Facebook

Twitter