Makedonya 2503

Ocak 24 2018 0

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, 44. Muhtarlar Toplantısı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrini

Ocak 24 2018 0

 

UEFA'nın A Milli Takım düzeyindeki yeni turnuvası UEFA Uluslar Ligi'nin kuraları İsviçre'nin Lozan kentinde

Ocak 23 2018 0
Yıllar’dan 1949.

Aylar’dan 4 Nisan.

Yer ABD’nin başkenti Vaşington (Washington).

Henüz küllerinin kokusu hala burunlarda olan ikinci Dünya savaşının bitmiş olması ve Kuzey Atlantik Antlaşması’nın (NATO) kurulması için on iki kurucu üye devletlerinin (ABD, Kanada, İngiltere, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Fransa, Norveç, Danimarka, Portekiz, İzlanda ve İtalya) imzalamak için ABD’ye davet edilmesiyle ve imzaların atılmasıyla başlıyor hikaye. 1951 yılında ise imzalanan protokol sonucunda Türkiye ve Yunanistan 1952 yılında NATO’ya üye oldular. Ardından da yavaşça ama emin adımlarla doğu bloku ülkeleri de NATO kanatları altına alınarak çember genişleyip sınırlar sağlamlaştırılıp gücüne güç katmaya devam etti. 2009 yılına gelindiğinde ise Arnavutluk ve Hırvatistan’ın üyelik işlemleri tamamlandı, aynı dönemde üye olması beklenen Makedonya ise Yunanistan’ın, Makedonya’ya isminden dolayı yaptığı itiraz sebebiyle NATO’ya katılamadı. Böylece 2017 yılında Karadağın NATO’ya üyeliği ile yirmi dokuz üyeli bir örgüt oluştu.

Makedonya’nın tarihine ve yapısına baktığımızda, Makedonya’nın gelişmekte olan ülkeler gurubunda olduğunu göreceğiz. Gelişmekte olan ülkelerin ise en büyük sorunlarından birisi güvenlik sorunudur. Güvenlik sorununun temelde üç farklı boyutu vardır: ulusal güvenlik, iç güvenlik, ve İnsan güvenliği. Gelişmekte olan ülkelerin ulusal güvenlik sorunları temelde sınır problemleri ve halledilmemiş siyasal ihtilaflar ile bağlantılıdır. Gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı ulusal güvenlik problemleri büyük ölçüde komşu ülkeler ile sınır problemlerinden kaynaklanmaktadır. Sınır problemleri ile birlikte egemenliği tartışmalı alanlar ve tehdit algılarını önemli ölçüde değiştirmektedir.

Tam da burasi dananın kuyruğunun koptuğu noktadır. Tarihin sayfalarını derinlemesine açar isek göreceğiz ki Makedonya devlet değil bir coğrafi bölgedir. Bu coğrafi bölgenin bugünün haritasıyla bakılırsa üç bölgeye ayrıldığını göreceğiz (Bulgaristan-Pirin bölgesi, Yunanistan-Ege bölgesi ve Eski Yugoslavya Cumhuriyeti yukarı yada Kuzey bölgesi). Bölge tarihte birçok siyasi egemenlik içinde yer almıştır. İlk Makedonya krallığı MÖ 700-600 yıllarında yaşamış, MÖ 336 yılında Büyük İskender bölgenin hakimi olarak tahta çıkmıştır. Birinci ve ikinci Makedonya savaşları (MÖ215-205 ve 200-197 yıllarında) gerçekleşti ve o dönemlerde bile bu bölgenin ne denli değerli olduğunu göstermektedir. MS 15-20 yıllarında Makedonya, Roma imparatorluğu ( İmperium Romanum )nun bir eyaleti haline geldi. MS 300 yılında Moesia eyaletine bağlanan bölge, MS 326 yılında bu eyaletten ayrıldı. Roma İmparatorluğu egemenliğinden sonra MS 578 yılında Makedonya ilk Slav ve Azar Türkler’i akınına uğradı. MS 896-900 yıllarında bölge, Türklüğünü kaybedip Slavlaşmış olan Simeon’un Bulgar İmparatorluğu’na dahil oldu. MS 1230-1246 yıllarında Asen tarafından ilhak edilen Makedonya, 1345-1355 yılları arasında Sırp Çarı Stefan Duşan’ın hakimiyeti altına girdi. XIV’cü yüzyıl ile beraber Türkler, Makedonya’nın kontrolünü ele geçirmeye başlamışlardır. 1371 yılında Osmanlı Türkleri’nin Çirmende haçlı ordusunu yenilgiye uğratması doğu Romanın korkusunu arttırdı. Osmanlı imparatorluğu’nun Makedonyadaki Fethi devam etti ve 1373 yılında rayında oturmaya başladı. 1382 yılında Manastır, 1385 yılında Pirlepe ve Ohri, 1386 yılında Niş alındı. II’ci Kosova Savaşı ile 1448 yılında Makedonya kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu sınırları içine girdi. Bu bölgenin hakimiyeti ta 1912-1913 yıllarına kadar sürmüş ve Balkan Savaşları sırasında Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılan son bölgedir.

Bu bölge etnik köken ve din açısından homojen bir yapıya sahip olamdığı için sürekli olarak Doğu ve Batı medeniyetleri arasında bir geçiş ve çekişme sebebiyeti vermektedir. Osmanlı idaresi altında iken bile bölge Makedonya adıyla anılmamıştır. İlk fetihler döneminde Rumeli eyaleti içinde yer alan bölgede en son Kosova, Manastır ve Selanik Vilayetleri adlı idari bölgelerin bazı kısımları ve tamamı yer almıştır. Osmanlı döneminde Türk nüfusu bakımından oldukça yoğun olan bölge, Osmanlı idaresi sonrasında yaşanan siyasi ve toplumsal sıkıntılar sebebiyle büyük göçlere neden olmuştur. Büyük göçlere rağmen, Makedonya bölgesi içinde özellikle bugünün Makedonya Cumhuriyeti içinde ciddi bir Türk nüfusu bulunmaktadır.

Ancak 1944-1945 yılları arasında ilk defa Devlet-Cumhuriyet statüsünü kazanma fırsatı ASNOM (Makedonya Ulusal Kurtuluşu İçin Anti-faşist Meclis) tarafından deklare edilip, eski Yugoslavya Sosyalist Federativ Cumhuriyeti’nde yer alıp devlet köklerini sağlamlaştırmaya başlamıştır. Yugoslavya’nın başlangıcından sonuna kadar eski Sosoyalist Makedonya Cumhuriyeti eğitim kitaplarında Makedon’ların kökenlerinin Slav olduğu ve ilk Slav’lar olduklarından dolayı bununla gurur duyup bütün kültür ve geleneklerinin bu kökenlere dayalı olduğunu kanıtlayarak kimliklerini ifade ederek sunup tanıtmaktaydılar. Bu süreç her nasıl olduysa 2006-2008 yıllarına vardığımızda bir anda geri dönüş yada öze dönüş hali almaya başladı o da bağıra bağıra, tarih kitaplarını, eğitimdeki açıklamaları ve siyaseti Antik Makedonya ve sözde Antik Makedon’lar üzerine kurmaya başladılar.

Haliyle bu tür siyasi adımlar komşuları rahatsız etmeye başladı, çünkü bunlar sadece öze dönüş politikası değil de daha çok bölgesel genişleme politikası olarak algılanıp zamanında dur denilmez ise ilerideki baş ağrılarının sancılarını hissedermişcesine Yunan ve Bulgar tarafı haklı nedenlerle Makedonya Cumhuriyetini Uluslararası oluşumlarda bloke edip üstünlüklerini ve bölgenin coğrafik yapısının değişmemesi için geliştirdikleri stratejilerle ve uygladıkları baskı ve bloklarla durdurmaya çalıştılar.

Yunanistan tarafından ilk karşı koyma, Makedonya’nın NATO’ya aday olabilme süreci ile ağırlığını göstermeye başladı. Malum NATO’nun karar alma mekanizması konsenzus ile olduğu için VETO hakkını kullanarak yolları kapatıp geri adım atmasına yöneltti. Diğer taraftan AB’ye üyelik yolunda da komşularla iyi ilişkiler içerisinde olmazsanız içeriye adım atmanızın zor olduğu için mecburen Bulgaristan’la da yeni oluşturulan strateji ve iyi komşuluk üzerine ilişkilerin sağlama alınıp imzaların atılmasına neden oldu. Zaten dün gelen misafirimiz NATO Genel Sekreteri sayın Stoltenbergin dediği gibi “B” planının olmadığı ve eğer ki Makedonya Cumhuriyeti NATO’ya üye olmak istiyorsa Yunanistan’la komşuluk ilişkisini gözden geçirip isim sorununu halletmeden NATO’nun 30’cu üyesi olabilmemizin tek ve yegane yolu olduğunu gözümüze baka, baka, güler yüzle, samimi ve ciddi bir tonla haber verdi.

Dışişleri Bakanımızın da dediği gibi bu ikili ilişkide ne kaybeden, ne kazanan olsun ama her iki tarafın “Win-Win” kazan-kazan stratejisi uygulayarak, hem kоyun sürüsü sayıda, hem de Kurt tok olsun.



Uluslararası İlişkiler mezunu :

Vakkass (Shtin) Ştin
Ocak 23 2018 0
Kırçova'da Türkçe Eğitim Gören Öğrenciler İkinci Döneme Başlamadı

Kırçova Mirko Mileski lisesinde Türkçe eğitim gören öğrenciler Pazartesi günü 2017-2018 öğretim yılının ikinci dönemine başlamadı. Okuldaki sorun ve sıkıntılar yüzünden ikinci döneme başlamayan öğrenciler, sorunlara çözüm bulunmasını talep ettiler.

Kırçova Mirko Mileski Belediye lisesinde Türkçe eğitim gören öğrenci ve eğitim veren öğretmenler tarafından yapılan açıklamada, düz lise dördüncü sınıf ve mesleki lise elektroteknik bölümünde ikinci ve üçüncü sınıflarda hiçbir dersin ödenmemesi sorunlar arasında yer alırken, elektroteknik mesleki lisesinin Makedon sınıflarında 4 yıllık eğitim verilirken, Türk sınıflarında üç yıllık eğitimin verildiği belirtildi. Türkçe eğitim gören yedi sınıfta yaklaşık 200 öğrencinin olduğunu ve toplamda 11 Türk öğretmenin olmasına rağmen Türk müdür yardımcısı, pedagog, psikolog veya Türk sorumlusunun olmaması nedeniyle ikinci döneme başlamama nedenlerinden biri olduğunu belirten öğretmen ve öğrenciler, TİKA’nın yaptığı binanın üçüncü katını tamamen Makedonların kullandığını, binanın giriş katını da tamamen Arnavutların kullandığını ifade etti. Türklerin bulunduğu ikinci katta da bir sınıfın Arnavut Beden hocası ve iki diğer sınıfın da yine Makedonlar tarafından kullanıldığı belirtildi. Okuldaki sorunların yanı sıra Plasnitsa, Preglova, Lisiçan ve Çelopek köylerinden lise eğitimi için Kırçova’ya giden Türk öğrencileri taşıyan iki otobüsün çok eski olması sebebiyle sürekli bozulduğu ve öğrencilerin tehlike altında olduğu belirtildi. Ayrıca taşıt sorununun belediyenin sorumluluğu altında olduğu da ifade edildi.

Makedonyada'ki Türk medyalarında çıkan bu haberlerden sonra Kırçova bölgesinde yaşanan bu okul sıkıntısı sonucu, Makedonya hükümetinde iktidar ortağı olan THP Partisi yetkililerinden bugüne kadar hiçbir açıklama gelmemesi de düşündürücü bir durumdur. SDSM ve DUI ortaklığı sonucu iktdarda yer alan THP'nin üst düzey devlet kurumlarında ki yöneticileri, bir an önce bu konuyla ilgili çözüm üretmeli ve Kırçovada yaşayan Tük soydaşımızın eğitim sorunlarını ortadan kaldırma yönünde girişimde bulunmaları kaçınılmazdır. Kırçovada yaşayan Türkler bu konuyla ilgili yapmış oldukları açıklamalarda ister yerel yönetimin ister Makedonya hükümetinin bu sorunu ortadan kaldırmak için girişimde bulunması ve çocukların bir an önce okullarına dönmeleri gerektiğidir. Önümüzdeki günler içerisinde Makedonyada yaşayan Türkler ve kamuoyu konuyla ilgili bir açıklama beklentisi içerisindedir.
Ocak 19 2018 0
Bir yılın ardından Makedonya'da Türk dilinde eğitim sorunları (I) Birinci nokta.

Ana dilde eğitim, İnsan hakları evrensel beyannamesinde İnsan hakkı olarak belirtilmiştir. Ohri Çerçeve anlaşmasının eğitim ve dillerin kullanımı ile ilgili 6. Maddesinin 1. fıkrasında temel eğitimin ana dilinde yapılacağı aynı maddenin 2. fıkrasında da eğitimin devlet tarafından destekleneceği belirtilmiştir. Makedonya Cumhuriyeti Anayasasının 48. Maddesinde ise birinci sınıftan lise son sınıfa kadar kendi ana dilinde eğitim görmesi kanunda belirlenmiştir. Yani Makedonya’da anadilinde eğitim ve öğretim hakkı garanti altına alınmıştır. Makedonya Cumhuriyeti’nin Anayasasının bu maddesine dayanarak ihtiyaç duyulan her yerde Türkçe sınıfların açılması mecburidir.

Makedonya'da Türkçe Eğitimi, Sorunları ve Çözüm Önerileri çalıştayının başlaması güzel bir adımdı. Her şeyi siyasilere bırakmakta fayda yoktur, ne onlar halksız ne de halk onlarsız emin ve sağlam başarı sonuçlarına ulaşamaz. Bu tür sorunların daha sağlıklı olması ve başarılı sonuçlanması için acilen Makedonya Türk Öğretmenler birliği ve Makedonya Türk Öğrenciler birliğinin kurulması şarttır. Bu arada Türk STK’ların rolü çok büyüktür onları rahat bırakmamak lazım, çünkü malumunuz 100% lük tüm STK’larımızın statüsü eğitimdir ondan dolayı onlara herkezden en çok görev düşmektedir.

21 Aralık Eğitim bayramı geçti ama eğitimdeki sorunlarımız halen devam etmektedir. 24-25 Aralık 2016 yılında Yunus Emre Enstitüsü ve TİKA'nın katkılarıyla Üsküp-Makedonya'da Hotel Kontinental'da, Makedonya'da Türkçe Eğitimi, Sorunları ve Çözüm Önerileri çalıştayı'nın bir yılı doldurduğunu ve bu çalıştaydan çıkan sonuçların bir yıl içinde nelerin gerçekleştiğini ve halen hangi sorunların devam ettiğini hatırlatmakta fayda olduğunun kanısındayım. Öncelikle bu çalıştayda eğitim sorunlarını okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim ve Yüksek Öğretim alanlarını kapsayacak biçimde Makedonya’daki tüm eğitim paydaşlarının katılımıyla, tartışmaya açılmış, tartışılan sorunların çözüm önerileri maddeler halinde ilgililere sunulmuş ve bu konu üzerine tüm 36 noktayı kaleme alıp aramızda tartışma yaratıp eğitim geleceğimizin daha başarılı olması için hepimize düşen görevlerde vereceğimiz fedakarlıklarla sorunların üstesinden geleceğimizden emin olarak bugünkü yazımda birinci noktayı ele alacağız.

1.Makedonya’daki Türkçe eğitiminde karşılaşılan problemlerin çözümü ve Türkçe eğitim-öğretimin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için; Makedonya Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı ve Türkçe eğitimini ilgilendiren başta Belediyeler olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların ilgili birimlerinde Türklerin istihdam edilmesi.

Malumumuz ister eski Yugoslavya ister Makedonya Cumhuriyeti bağımsızlığı döneminden bugüne dek Türkçe eğitimine ve Türk öğretmenleri yetiştirilmesinde, Türk diline de eğitimine de büyük darbeler indirilmiştir. Yugoslavya döneminde öğretim üyeleri fakülteleri kendi tekellerine bağlı tutuyorlardı. Bugün Makedonya Cumhuriyetinde ise Pedagojik açıdan yeterli Türkçe eğitim verilmeden öğretmen adayları mezun oluyor. Değişim programları ile Türkiye’deki değerli hocalarımız Türkoloji bölümlerine misafir öğretim elemanı olarak katkı sağlamaya çalışıyorlar. Öncelik olarak problemlerin saptanmasıdır bu problemler saptandıktan sonra çözüm üretmek işi kolaylaştırıp nerede bulunduğumuzu gösterecektir.

Ne yazık ki bu konu ile ilgili Siyasilerimiz ve STK’larımız yeterli seviyede altyapı ve proje çalışmaları ve amatörliklerinden dolayı sınıfta kalmışlardır. Halbuki ister Siyasi ister STK olsun bu konu ile ilgili bir çok şeyler yapabilirlerdiler. Bunun gerçekleşebilmesi için İnsan hakları evrensel beyannamesi, Ohri çerçeve anlaşması ve Makedonya Cumhuriyeti Anayasası da sorunumuzun çözümü için bizlere kaynak oluşturmaktadır.

Siyasilerimizin ve STKların bu konu ile ilgili ilk ve aciliyet göstermesi gereken şey Türkçe eğitim veren eğitimcilerin Veri tabanı oluşturulmasıdır. Bu veri tabanı bölgesel olarak araştırılıp toplandıktan sonra Makedonya geneline ulaşması amaçlanması gerekmektedir. Veri tabanından alınan bilgilerle bölgeler kıyaslaması yapıp açıkların tespiti ve bu açıkları kapatmak için öncelikle liselerimizde bulunan eğitimcilerimizin aracılığı ile örencilerin Üniversite için bu boşluklara yönlendirilmesi ile olacaktır. Bu ağırlığın daha çok Türkiye Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı ile yapılacak olan görüşmelerde eğitimci boşluğunun doldurulması için gerekirse ek kontenjanın açılması veyahut Makedonya Türklerinin geleceği ile ilgili Stratejik olmayan kontenjanların yerine eğitimdeki boşlukların doldurulması kaydı ile bu tür kontenjanların açılması gerekmektedir. Makedonya Cumhuriyetinde yaşayan Türkler’in bölgelere bölünerek eğitim ihtiyaçlarının ve oluşan boşlukların doldurulması daha da kolay olacaktır. Makedonya’nın Doğusunda yaşayan Türkler’in ve Batısında yaşayan Türkler’in eğitim sorunlarının farklılıklarını göz önünde bulundurarak iki veya üç farklı stratejinin oluşturulması hedeflere daha da yakınlaştırmış olacaktır. İşlerin daha da kolaylaşması için Türk Öğretmenler Birliği kurulması ve bu birliğe bölge şubeleri sürekli koordineli olarak aradaki bağları sıkılaştırıp bölgelerdeki farklı sorunların yaşadıkları deneyimlerle birbirine destek olarak aşılması ve yeni iş yerleri veya değişik bölgelerde fazla olan eğitimcilerin boşluk olan bölgelere Türk Öğretmenler Birliği üzerinden bilgilendirilip kaydırılması kısmi boşlukların doldurulmasında faydalı olacaktır.

Makedonyada Türklerin çok parçalı bölgelerde yaşamasından dolayı Siyasilerimizin bazen ellerini bağladığı gibi bu durumlarda STK’larımızın el atması ile çözüme kavuşma olanakları doğmaktadır. Sorunlar evvelden olduğu gibi bugün ile varlığını korur iken yarın da olacağı kesin, kökten çözmeye yönelmek hayli vakit aldığı gibi bu sorunların adım adım çözülmesi daha faydalı olacaktır. Makedonya’daki Türk çocukların ana dili gelişimi kimlik gelişimi açısından çok önemlidir. Hem yaşadığı topluma uyum sağlayacak hem de Türk kültürünü, Türk dilini bu topraklarda yaşatacak nesillerin ana dili eğitimini destekleyecek çalışmaların titizlikle yapılması gerekmektedir.

Devam edecektir…

Vakkass Shtin

Uluslararası İlişkiler mezunu
Ocak 18 2018 0
İki günlük resmi ziyaret için Makedonya’da bulunan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Makedonya Cumhurbaşkanı Gyorge İvanov ve Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov görüşmelerinin ardından Makedonya Meclis Başkanı Talat Caferi ile görüşmek üzere parlamento binasına geçti. Meclis genel kurulunda bir konuşma gerçekleştiren Stoltenberg, “Geçen yıl NATO karargahının önünde ilk kez dalgalanan Karadağ bayrağına baktığımda, bunu çok önemli bir an olarak görüyorum. NATO karargahı önünde yeni bayraklara hâlâ yer var. NATO’ya üye ülkeler katılma konusundaki özveri ve heyecanınızdan etkilendiler ve NATO sizden başarmanızı istiyor” ifadelerini kullandı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, milletvekillerine hırslı olmak iyi, fakat gerçekçi olunması gerektiği uyarısında bulundu. Yunanistan ile isim sorunu çözüm görüşmelerine de değinen Stoltenberg, “Bu sorunu çözmeye kararlı olduan hükümetinizin arzusunu selamlıyorum. Dün New York’ta BM gözetimindeki müzakere görüşmeleri, ileriki dönem içinçok önemli bir adım oldu” değerlendirmesinde bulundu. Ana muhalefet partisi VMRO-DPMNE Parlamento Grubu, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in konuşmasından sonra genel kurul salonunu terk etti. Öte yandan bir grup gösterici NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in meclis konuşması sırasında meclis önünde protesto düzenledi. www.timebalkan.com
Eylül 30 2017 0
Dün akşam saatlerinde Makedonya Türk Demokratik Partisi Merkez Meclis toplantısı düzenledi.
Eylül 30 2017 0
Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) ve Türk Hareket Partisi (THP) dün akşam Merkez Jupa Belediyesinde, Belediye Başkan aday tanıtımı ve miting düzenlediler.
Eylül 30 2017 0
Türk Hareket Partisinden yapılan resmi açıklamaya göre, yerel seçimlerde parlamento seçimlerinde olduğu gibi Sosyal Demokratlar Birliği'nin öncülüğünde oluşturulan koalisyon ile yerel seçimlere katılacak.
Eylül 30 2017 0
Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliğine (MATÜSİTEB) giden Davutoğlu ve heyeti, yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Sayfa 5 / 228

Facebook

Twitter