Подробнее на сайте: http://leadnews.ruhttp://kupil-jilie.ru
http://buy-immobility.ruGo to top of pagehttp://joomspider.comhttp://tryjoomla.nethttp://body-treatment.ruhttp://grand-finance.ruhttp://choose-house.ruhttp://maintain-health.ruhttp://repair-dwelling.ruhttp://my-immobility.ruhttp://health-treatment.ru http://my-houseroom.ru http://java-code.ruhttp://dohodok.ru

Haberler 5406

Ocak 24 2018 0

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, 44. Muhtarlar Toplantısı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrini

Ocak 24 2018 0

 

UEFA'nın A Milli Takım düzeyindeki yeni turnuvası UEFA Uluslar Ligi'nin kuraları İsviçre'nin Lozan kentinde

Ocak 24 2018 0

Bağımsız Yunanlar Partisi, içinde “Yunan terimi Makedonya”nın geçtiği bir öneriyi kabul etmeyeceklerini yineledi.

Yunanistan’da hükümet

Ocak 24 2018 0

Bulgaristan’da eski istihbarat başkanı Kirço Kirov, zimmetine para geçirdiği suçlamasıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Başsavcısı Sözcüsü Rumyana Arnaudova, basına yaptığı açıklamada, istihbarat birimi NRS’nin bütçesinden 2,5 milyon avroyu zimmetine

Ocak 24 2018 0

Türkiye Cumhuriyeti Kosova Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç, Prizren Belediyesi Başkanı Mütahir Haskuka’yı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledi.

Türkiye Cumhuriyeti Kosova Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç, Prizren Belediyesi Başkanı Mütahir Haskuka’yı makamında ziyaret ederek yeni görevinde

Ocak 24 2018 0

Yunanistan Adalet Bakanı Stavros Kontonis, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Yunanistan’a kaçan darbeci askerlerin Türkiye’nin talebi

Ocak 23 2018 0
Yıllar’dan 1949.

Aylar’dan 4 Nisan.

Yer ABD’nin başkenti Vaşington (Washington).

Henüz küllerinin kokusu hala burunlarda olan ikinci Dünya savaşının bitmiş olması ve Kuzey Atlantik Antlaşması’nın (NATO) kurulması için on iki kurucu üye devletlerinin (ABD, Kanada, İngiltere, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Fransa, Norveç, Danimarka, Portekiz, İzlanda ve İtalya) imzalamak için ABD’ye davet edilmesiyle ve imzaların atılmasıyla başlıyor hikaye. 1951 yılında ise imzalanan protokol sonucunda Türkiye ve Yunanistan 1952 yılında NATO’ya üye oldular. Ardından da yavaşça ama emin adımlarla doğu bloku ülkeleri de NATO kanatları altına alınarak çember genişleyip sınırlar sağlamlaştırılıp gücüne güç katmaya devam etti. 2009 yılına gelindiğinde ise Arnavutluk ve Hırvatistan’ın üyelik işlemleri tamamlandı, aynı dönemde üye olması beklenen Makedonya ise Yunanistan’ın, Makedonya’ya isminden dolayı yaptığı itiraz sebebiyle NATO’ya katılamadı. Böylece 2017 yılında Karadağın NATO’ya üyeliği ile yirmi dokuz üyeli bir örgüt oluştu.

Makedonya’nın tarihine ve yapısına baktığımızda, Makedonya’nın gelişmekte olan ülkeler gurubunda olduğunu göreceğiz. Gelişmekte olan ülkelerin ise en büyük sorunlarından birisi güvenlik sorunudur. Güvenlik sorununun temelde üç farklı boyutu vardır: ulusal güvenlik, iç güvenlik, ve İnsan güvenliği. Gelişmekte olan ülkelerin ulusal güvenlik sorunları temelde sınır problemleri ve halledilmemiş siyasal ihtilaflar ile bağlantılıdır. Gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı ulusal güvenlik problemleri büyük ölçüde komşu ülkeler ile sınır problemlerinden kaynaklanmaktadır. Sınır problemleri ile birlikte egemenliği tartışmalı alanlar ve tehdit algılarını önemli ölçüde değiştirmektedir.

Tam da burasi dananın kuyruğunun koptuğu noktadır. Tarihin sayfalarını derinlemesine açar isek göreceğiz ki Makedonya devlet değil bir coğrafi bölgedir. Bu coğrafi bölgenin bugünün haritasıyla bakılırsa üç bölgeye ayrıldığını göreceğiz (Bulgaristan-Pirin bölgesi, Yunanistan-Ege bölgesi ve Eski Yugoslavya Cumhuriyeti yukarı yada Kuzey bölgesi). Bölge tarihte birçok siyasi egemenlik içinde yer almıştır. İlk Makedonya krallığı MÖ 700-600 yıllarında yaşamış, MÖ 336 yılında Büyük İskender bölgenin hakimi olarak tahta çıkmıştır. Birinci ve ikinci Makedonya savaşları (MÖ215-205 ve 200-197 yıllarında) gerçekleşti ve o dönemlerde bile bu bölgenin ne denli değerli olduğunu göstermektedir. MS 15-20 yıllarında Makedonya, Roma imparatorluğu ( İmperium Romanum )nun bir eyaleti haline geldi. MS 300 yılında Moesia eyaletine bağlanan bölge, MS 326 yılında bu eyaletten ayrıldı. Roma İmparatorluğu egemenliğinden sonra MS 578 yılında Makedonya ilk Slav ve Azar Türkler’i akınına uğradı. MS 896-900 yıllarında bölge, Türklüğünü kaybedip Slavlaşmış olan Simeon’un Bulgar İmparatorluğu’na dahil oldu. MS 1230-1246 yıllarında Asen tarafından ilhak edilen Makedonya, 1345-1355 yılları arasında Sırp Çarı Stefan Duşan’ın hakimiyeti altına girdi. XIV’cü yüzyıl ile beraber Türkler, Makedonya’nın kontrolünü ele geçirmeye başlamışlardır. 1371 yılında Osmanlı Türkleri’nin Çirmende haçlı ordusunu yenilgiye uğratması doğu Romanın korkusunu arttırdı. Osmanlı imparatorluğu’nun Makedonyadaki Fethi devam etti ve 1373 yılında rayında oturmaya başladı. 1382 yılında Manastır, 1385 yılında Pirlepe ve Ohri, 1386 yılında Niş alındı. II’ci Kosova Savaşı ile 1448 yılında Makedonya kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu sınırları içine girdi. Bu bölgenin hakimiyeti ta 1912-1913 yıllarına kadar sürmüş ve Balkan Savaşları sırasında Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılan son bölgedir.

Bu bölge etnik köken ve din açısından homojen bir yapıya sahip olamdığı için sürekli olarak Doğu ve Batı medeniyetleri arasında bir geçiş ve çekişme sebebiyeti vermektedir. Osmanlı idaresi altında iken bile bölge Makedonya adıyla anılmamıştır. İlk fetihler döneminde Rumeli eyaleti içinde yer alan bölgede en son Kosova, Manastır ve Selanik Vilayetleri adlı idari bölgelerin bazı kısımları ve tamamı yer almıştır. Osmanlı döneminde Türk nüfusu bakımından oldukça yoğun olan bölge, Osmanlı idaresi sonrasında yaşanan siyasi ve toplumsal sıkıntılar sebebiyle büyük göçlere neden olmuştur. Büyük göçlere rağmen, Makedonya bölgesi içinde özellikle bugünün Makedonya Cumhuriyeti içinde ciddi bir Türk nüfusu bulunmaktadır.

Ancak 1944-1945 yılları arasında ilk defa Devlet-Cumhuriyet statüsünü kazanma fırsatı ASNOM (Makedonya Ulusal Kurtuluşu İçin Anti-faşist Meclis) tarafından deklare edilip, eski Yugoslavya Sosyalist Federativ Cumhuriyeti’nde yer alıp devlet köklerini sağlamlaştırmaya başlamıştır. Yugoslavya’nın başlangıcından sonuna kadar eski Sosoyalist Makedonya Cumhuriyeti eğitim kitaplarında Makedon’ların kökenlerinin Slav olduğu ve ilk Slav’lar olduklarından dolayı bununla gurur duyup bütün kültür ve geleneklerinin bu kökenlere dayalı olduğunu kanıtlayarak kimliklerini ifade ederek sunup tanıtmaktaydılar. Bu süreç her nasıl olduysa 2006-2008 yıllarına vardığımızda bir anda geri dönüş yada öze dönüş hali almaya başladı o da bağıra bağıra, tarih kitaplarını, eğitimdeki açıklamaları ve siyaseti Antik Makedonya ve sözde Antik Makedon’lar üzerine kurmaya başladılar.

Haliyle bu tür siyasi adımlar komşuları rahatsız etmeye başladı, çünkü bunlar sadece öze dönüş politikası değil de daha çok bölgesel genişleme politikası olarak algılanıp zamanında dur denilmez ise ilerideki baş ağrılarının sancılarını hissedermişcesine Yunan ve Bulgar tarafı haklı nedenlerle Makedonya Cumhuriyetini Uluslararası oluşumlarda bloke edip üstünlüklerini ve bölgenin coğrafik yapısının değişmemesi için geliştirdikleri stratejilerle ve uygladıkları baskı ve bloklarla durdurmaya çalıştılar.

Yunanistan tarafından ilk karşı koyma, Makedonya’nın NATO’ya aday olabilme süreci ile ağırlığını göstermeye başladı. Malum NATO’nun karar alma mekanizması konsenzus ile olduğu için VETO hakkını kullanarak yolları kapatıp geri adım atmasına yöneltti. Diğer taraftan AB’ye üyelik yolunda da komşularla iyi ilişkiler içerisinde olmazsanız içeriye adım atmanızın zor olduğu için mecburen Bulgaristan’la da yeni oluşturulan strateji ve iyi komşuluk üzerine ilişkilerin sağlama alınıp imzaların atılmasına neden oldu. Zaten dün gelen misafirimiz NATO Genel Sekreteri sayın Stoltenbergin dediği gibi “B” planının olmadığı ve eğer ki Makedonya Cumhuriyeti NATO’ya üye olmak istiyorsa Yunanistan’la komşuluk ilişkisini gözden geçirip isim sorununu halletmeden NATO’nun 30’cu üyesi olabilmemizin tek ve yegane yolu olduğunu gözümüze baka, baka, güler yüzle, samimi ve ciddi bir tonla haber verdi.

Dışişleri Bakanımızın da dediği gibi bu ikili ilişkide ne kaybeden, ne kazanan olsun ama her iki tarafın “Win-Win” kazan-kazan stratejisi uygulayarak, hem kоyun sürüsü sayıda, hem de Kurt tok olsun.



Uluslararası İlişkiler mezunu :

Vakkass (Shtin) Ştin
Ocak 23 2018 0
Kırçova'da Türkçe Eğitim Gören Öğrenciler İkinci Döneme Başlamadı

Kırçova Mirko Mileski lisesinde Türkçe eğitim gören öğrenciler Pazartesi günü 2017-2018 öğretim yılının ikinci dönemine başlamadı. Okuldaki sorun ve sıkıntılar yüzünden ikinci döneme başlamayan öğrenciler, sorunlara çözüm bulunmasını talep ettiler.

Kırçova Mirko Mileski Belediye lisesinde Türkçe eğitim gören öğrenci ve eğitim veren öğretmenler tarafından yapılan açıklamada, düz lise dördüncü sınıf ve mesleki lise elektroteknik bölümünde ikinci ve üçüncü sınıflarda hiçbir dersin ödenmemesi sorunlar arasında yer alırken, elektroteknik mesleki lisesinin Makedon sınıflarında 4 yıllık eğitim verilirken, Türk sınıflarında üç yıllık eğitimin verildiği belirtildi. Türkçe eğitim gören yedi sınıfta yaklaşık 200 öğrencinin olduğunu ve toplamda 11 Türk öğretmenin olmasına rağmen Türk müdür yardımcısı, pedagog, psikolog veya Türk sorumlusunun olmaması nedeniyle ikinci döneme başlamama nedenlerinden biri olduğunu belirten öğretmen ve öğrenciler, TİKA’nın yaptığı binanın üçüncü katını tamamen Makedonların kullandığını, binanın giriş katını da tamamen Arnavutların kullandığını ifade etti. Türklerin bulunduğu ikinci katta da bir sınıfın Arnavut Beden hocası ve iki diğer sınıfın da yine Makedonlar tarafından kullanıldığı belirtildi. Okuldaki sorunların yanı sıra Plasnitsa, Preglova, Lisiçan ve Çelopek köylerinden lise eğitimi için Kırçova’ya giden Türk öğrencileri taşıyan iki otobüsün çok eski olması sebebiyle sürekli bozulduğu ve öğrencilerin tehlike altında olduğu belirtildi. Ayrıca taşıt sorununun belediyenin sorumluluğu altında olduğu da ifade edildi.

Makedonyada'ki Türk medyalarında çıkan bu haberlerden sonra Kırçova bölgesinde yaşanan bu okul sıkıntısı sonucu, Makedonya hükümetinde iktidar ortağı olan THP Partisi yetkililerinden bugüne kadar hiçbir açıklama gelmemesi de düşündürücü bir durumdur. SDSM ve DUI ortaklığı sonucu iktdarda yer alan THP'nin üst düzey devlet kurumlarında ki yöneticileri, bir an önce bu konuyla ilgili çözüm üretmeli ve Kırçovada yaşayan Tük soydaşımızın eğitim sorunlarını ortadan kaldırma yönünde girişimde bulunmaları kaçınılmazdır. Kırçovada yaşayan Türkler bu konuyla ilgili yapmış oldukları açıklamalarda ister yerel yönetimin ister Makedonya hükümetinin bu sorunu ortadan kaldırmak için girişimde bulunması ve çocukların bir an önce okullarına dönmeleri gerektiğidir. Önümüzdeki günler içerisinde Makedonyada yaşayan Türkler ve kamuoyu konuyla ilgili bir açıklama beklentisi içerisindedir.
Ocak 23 2018 0

Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) ile Uluslararası Saray Bosna Üniversitesi arasında ikili anlaşma ve Erasmus+ Plus protokolü imzalandı.

CÜ’den yapılan

Ocak 23 2018 0

İHH İnsani Yardım Vakfı, Balkanlar’a kış yardımları çerçevesinde yaklaşık 64 bin dolarlık yardımda bulundu.

İHH İnsani Yardım Vakfı, kış yardımları kapsamında dünyanın dört bir yanındaki mağdur ve mazlumlara gıda, giyecek

Ocak 23 2018 0

Kosova’da milletvekillerin yurt dışı ziyaretleri 20 Şubat’a kadar askıya alındı.

Kosova Meclisi Başkanlık Divanı, 20 Şubat tarihine kadar milletvekillerinin tüm yurt dışı ziyaretlerinin askıya alınmasını karara bağladı.

Kosova Demokratik Enstitüsü-KDİ

Sayfa 9 / 492

Facebook

Twitter